eğitim, psikoloji edebiyat, kitap müzik... şimdi kendimden vazgeçiyorum.... Sözlerin geçiyor kulaklarımın önünden bir bir anlamsız..neden böyle.. neden kullandığın kelimeler artık hiç bir anlam ifade etmiyor Hazrinya.. nasıl bu kadar uzaklaştın kendinden, benden ve birlikte kurduğumuz hayalimizden.Öyleki sen tüm hayallerimin nesnesiyken ayrılma halini getirip c/ismimin sonuna ömrüme yüklem oldun.. gözlerin benim değil artık.Soğukluğundan satırlarım tutuşmakta; Yangınlarlayım.. Kelimelerim hiç bir şahıs ekinin yardımını kabul etmiyor.. Noktalanmışlıkları karşısında çaresizim.. uzat ellerini kurtar bu sensizlikten Hazrinya " Güçlü ol " diyorsun..Gardımı elimden alıp güçlü olmamımı bekliyorsun.. Ellerimlemi kılıçlara karşı koyucam. Nereye kadar Hazrinya.. Omuzlarıma kadar budanıncaya kadarmı.. Ben elimden kolumdan geçtim; Dokunacak bir "Sen" olmadıktan sonra kaybettiğim parçaların ne önemi var.. Öyle ya sen yıldızlarımın en parlak olduğu gece, okumayı yeni öğrenen hayatıma heceydin.. Sen yüreğinde Allah'ı bulduğumdun, umudumdun.. Yitirdim. Gece oluyor ben bulduğuma sığınıyorum.. Gözlerimden dualar hece hece avuçlarıma düşüyor.. Gece dilek kipleriyle geçiyor oysa hep şart kipleri sunardın sen bana.. Yatak kıvranışlarıma yataklık etmekten başka bir işe yaramıyor işte.. Koynuna alıp yatırmıyor hiç bir gece beni Hazrinya.. Her sessizlikte sensizlik çöküyor boğazıma.. beynime takılan çehreni bir türlü yutamıyorum.. sonunda se(n)ssizliğin çığlıklarını dışarıdan gelen martı sesleri bastırıyor.. Derin bir nefes alıyorum, gülüşün geçiyor gözlerimin önünden... Tüm kavramlarım yağmalanıyor birer birer.. Gece bitiyor birazdan sabah ezanı okunacak.. Uyan Hazrinya uyan güneş sensiz doğacak.. Sabaha karşı gözlerimi kapıyorum sana; Filistindeyim kanlı bir sensizlik sonrası can çekişen aşkıma şahadet tekrarlatıyorum.. Israildeyim ağlama duvarında sana ağlıyorum.. En fazla Kudüsteyim Rabbime senin için yalvarıyorum.. Sevmek neymiş anla Hazrinya.. Ben her gün kendimle savaşıyorum.. Burnumdan nefes alıp ağzımdan hayat veriyorum.. Her nefeste biraz daha soluyorum.. Oysa ne zaman kendinden haber versen farkında olmadan hayat verirdin bana.. Her defasında yeniden aşık olurdum sana.. Düşündükçe daha bir çok şey geliyor aklıma Hazrinya.. Gün boyu boşluktayım, boş satırlara kalem atıyorum.. Tüm satır başları tutulmuş kaçamıyorum.. Sensizliğin ucunda karalanıyorum. Hazrinya bak yine yüzüne teslim oluyorum.. gözlerine tutuklanıp gülüşüne kelepçeleniyorum.. Galiba ömür boyu sensizliğe çarptırılıyorum... Felç geçirmiş hisler barındırıyorum hücremde; Hiç bir tepkim etkisine ayak uyduramıyor.. Susuşlarımdan hiç kimse birşey anlamıyor.. sırtımı yasladığım duvar senin rolünü üstleniyor..Karşı pencerede güneş batıyor sözde hava kararıyor aslında hayatım kararıyor ve dünyam buna ayak uyduruyor, Hiç birşey anlamadan gece oluyor ve ben rüzgarla birlikte aynı cümleyi tekrarlıyorum; Unutma varlığın varlığıma tutsaklıktı, yokluğun yok oluşuma işrettir Hazrinya.. -kahramantazeoglu.com, adnan- ben gölge varlığımdan muzdarip, senin gölgen olmaktan bahtiyar....

Turkiye'nin ilk Flash Blogunda Muzik,Fotograf ve Yazi bulusuyor!flash blogeğitim, psikoloji edebiyat, kitap müzik...